Harun Yahya

istisnai tarafından 10 Haziran 2010 tarihinde yazılmıştır.
1 Yorum

Günümüz insanlığı, bilim ve teknolojiyi oldukça ileri seviyede yaşamakta, bilgiyi ise değer ve gücün sembolü olarak görmektedir. Bu gerçekler ışığında, düne, bugüne ve yarına yani insanlığın her devrine hitap eden dinimizin de devrin şartlarına göre, anlatılması, yayılması ve yaşanması gerekmektedir. Bu gerçeğe gözünü kapatanlar İslam’a hizmet konusunda oldukça geri kalacaklar, vazifelerini yerine layıkıyla getiremeyeceklerdir.

İslam, Allah’ın dini olarak, tüm insanlığa her devirde hitap etmesiyle, üstün bir aklın ve ilimin eseri olduğunu göstermektedir. Bu düşünce de bizi, dinimizi tarihin devirlerine göre uyarlama görevine sevk etmektedir. Misal: Hz. Adem devrinde anlatılan İslam ile, Hz. İbrahim döneminde anlatılan İslam aynı İslam’dır. Ancak, anlatılış şekli, o günün şartlarına göredir. Peygamberimiz döneminde, Peygamberimizin İslam’ı anlatma ve yayma politikası günümüzün şartlarına göre değildir. Devamını Oku

Bilgisavar Oyunları

istisnai tarafından 26 Şubat 2010 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

Teknoloji büyük bir hızla gelişmekte ve yaygınlaşmaktadır. Teknoloji geliştikçe ve yaygınlaştıkça ucuzlamakta ve hemen hemen hayatımızın her alanına etki etmektedir. Artık teknoloji olmadan yaşamak neredeyse imkansız hale gelmiştir. Televizyonsuz, bilgisayarsız, internetsiz, cep telefonsuz, her türlü beyaz eşyasız yaşayamaz hale geldik. Damarlarımıza hatta iliklerimize kadar işledi. Kötü mü? Hayır değil. İnsanın konforu ve rahatı için bilakis güzel. Zamanı iyi değerlendirme açısından çok faydalı. Tabi amacına uygun kullanıldığı zaman.

Teknoloji geliştikçe ve yaygınlaştıkça hayatımızın her alanına yayıldığını söyledim. Evet her alanına yayılmakta ve yayıldıkça da kendi kültürünü oluşturmaktadır. Bu kültür teknoloji kültürüdür. Kendi dilini, coğrafyasını, tarihini, bilimini ve anayasasını eş zamanlı olarak yaygınlaştırmaktadır. Tabi sizler de biliyorsunuz, dolu bir bardağa yeniden su koymak için, önce içindeki suyu boşaltmamız gerekir. Teknolojide kendi kültürünü yaygınlaştırırken, yerleşik olan kültürü de ortadan kaldırmaktadır. İnsan, günlük yaşamını, alışkanlıklarını, dilini, coğrafyasını, tarihini, bilimini ve anayasasını kısacası kültürünü bırakmadan, başka bir kültürü de aynı anda yaşayamaz. Birinden vazgeçmelidir. Devamını Oku

Şu Eğlence Düşkünü Türkler

istisnai tarafından 19 Şubat 2010 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

Yazıma başlamadan önce hemen belirteyim. Bu başlıkta tüm milletimizi kastetmedim. Yanız bu kategoriye alınacak olanları kastettim. Sonra, sen milletimizi niye aşağılıyorsun diye bir yargıya varmayın. Yüceltilecek bir durum varsa, zaten millet kendi vicdanında yüceltir. Ben, özeleştiri yapmak için yazıyorum. Maksadım ırkımı kötülemek değildir. Sadece bir vakıayı tespit ile mükellef hissettim kendimi. Zaten kendini Türk hisseden ve yaşayan her birey yazımı okudukça bana hak verecektir.

Şu Çılgın Türkler ve Şu Yılgın Türkler eserlerinden esinlenerek bu başlığı atma ihtiyacı hissettim. Büyük bir çöküntü içindeyiz, yandık bittik, kül olduk. Bu sözleri her yerde hemen hemen her insandan duyar hale geldik. Toplumun büyük bir kesiminde bu duygu ve düşünceleri görmekteyiz ki, dudaklardan dökülen kelimeler bunlar olmaktadır. Hatta öyle bir psikoloji geliştirdik ki, yahu kardeşim, herkeste aynı terane, bir şey olduğu yok. Aslan gibi buradayız. Her şey o kadar da kötü değil diyen bir karşıt kitle bile oluşturduk. Devamını Oku

Düşünce Yazıları © 2010 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz veya Kaynak Gösterilmeden Yayınlanamaz.
Tema: Popho V2 (Anarşik Çocuk) | Altyapı: Wordpress | Destek Veriyorum | istanbul pastanesi