Yıllardır itirazlar olmasına rağmen, Abant platformunda gündeme gelince herkesin diline dolanmaya başladı.
Neydi bu?
Vesayet.
Ülkemin insanları bu vesayet kavramını tasavvur ederken ne anlama geldiğini tam olarak bilmediğine şahit oluyoruz.
Evvela buna bir açıklama getirmemizde fayda görüyorum.
Peki bu vesayet nedir? Lügatte “emir, vasiyet, tenbih, tavsiye” anlamlarına gelir.
Pratikte, “Reşid olmama, akıl maluliyeti, mahkumiyet ehliyeti olmayan kişilerin idaresi ve onların temsil edecek birisinin atanması” anlamına gelmektedir. Devamını Oku
Terör, günlük yaşamın kanıksanmış bir parçası haline gelmişti. Genç kesimde siyasetle ilgilenmeyen neredeyse kimse kalmamıştı. İlgilenmeyenlere “lümpen” deniyor, adam yerine bile konulmuyor, hatta hakaret ediliyordu.
Ortaokullara kadar girmişti siyaset ve çatışma. Bazılarının bellerinde tabanca bile vardı. Gençlik, sağcı ve solcu olmak üzere ikiye ayrılmıştı. Sağcılar da kendi aralarında “Ülkücü” ve “Akıncı” olarak ikiye, solcular Leninci ve Maocu (SSCB ve Çin) olarak fraksiyon anlamında neredeyse 40’a bölünmüştü. Sadece sağ-sol çatışmıyor, sağcılar ve solcular zaman zaman kendi aralarında dahi çatışıyorlardı.
Sadece gençler bölünmemişti. Bu çatışma ortamına Devlet’in güvenlik güçleri de katılmıştı. Sağcı polisler “POLBİR” adlı dernek, solcu polisler de “POLDER” adlı dernek bünyesinde örgütlenmişlerdi. Sağcı polisler solcuların, solcu polisler sağcıların peşindeydi. Hatta zaman zaman gençlik gruplarıyla birlikte hareket ediyor, karşı gruplarla çatışmalara giriyorlardı. Devamını Oku
Türk milleti, tek partili sistemden çok partili sisteme geçişle beraber, siyasi düşüncesini ortaya koyan partiyi ezici bir üstünlükle iktidara taşıdı. Zaten ne olduysa bundan sonra olmaya başladı. Devletin bütün kurumları ta ki o zamana kadar sorunsuz çalışmaktaydı. Çünkü: Tek seçilmişler olan Cumhuriyet Halk Partisi, atanmışları da kendi zihniyetinde devletin diğer tüm kadrolarına yerleştirmişti.
Seçilmişler, atanmışlarla beraber gül gibi geçinip gidiyordu. Adnan Menderes liderliğindeki Adalet Partisi, iktidara gelince, bu düzenin bozulma tehlikesi doğdu. Halk Adnan Menderes ve partisinin iktidar olmasından en ufak bir rahatsızlık duymuyordu. Niye duysun ki, zaten kendi seçip başa getirmişti. Rahatsızlık duyanlar, devletin diğer tüm kurumlarında görev alanlardı. Çünkü onlar, çok partili sisteme geçinceye kadar iktidar olan siyasi düşüncenin savunucuları idi. Devamını Oku
Hepinizin bildiği gibi Ruhat Hanım yıllardır Star Tv’de tartışma programı yapıyor. Pazar günleri öğle saatlerinde başlayan program yaklaşık 3 3,5 saat sürüyor. Her hafta güncel memleket meseleleri konuşuluyor. Aslında memleket meseleleri mi konuşuluyor yoksa, Ruhat Mengi Hanımefendinin siyasi görüşüne ters gelen meseleler mi konuşuluyor, orası biraz göreceli.
Programa konuk olarak katılanlar genel olarak Ruhat Hanım’ın düşüncelerini destekleyen görüşteki insanlar oluyor. Tabi doğal olarak bu tutum, programı objektif olmaktan çıkarıp, yanlı bir program haline dönüştürüyor. İşin tuhaf tarafı, programda yapılan tartışmaların ortak yönü, haksızlıklar, adaletsizlikler, yanlı ve ideolojik siyasi yönetim ve bu yönetimi yürütmekte olan siyasi irade. Programda izlenen tutumda böyle olunca, komik ve samimiyetsiz bir durum ortaya çıkıyor. Devamını Oku
Haziran 2007’den beri ortalık toz duman. Bir astsubayın evinde polis tarafından ele geçirildiği söylenen bombalarla başlayan süreç, 3 yıldır büyük bir hızla devam ediyor. Artık dalgaları bile sayılamayan, kimin altta kimin üstte olduğunun birbirine girdiği, karmaşık, sarmal bir örgüt ve buna bağlı dava. Kolay değil tabi, bilindiği kadarıyla 50 yılı aşan bir örgütlenme bu. Daha da eski olduğu söylentileri mevcut. Kim bilir dava sürecinde her şey ortaya çıkacak.
Fakat, durum çok ciddi. Neden mi? Bu örgüt, halkın, siyasi partilerin ve kurumların tümünün pkk gibi gördüğü bir örgüt değil. Halk ikiye bölünmüş durumda. Sağ görüş, özellikle muhafazakar kesim, pkk dan daha tehlikeli bir örgüt olarak görmekte ve dava sürecine destek vermekte iken, sol görüş, bunu hükümetin bir oyunu olarak görmekte ve davanın uydurma, sanıkların ise haksızlığa uğramış vatandaşlar olduğunu düşünmektedir. Bir komplo düzenlenmektedir ve amaç rejimi değiştirmektir. Devamını Oku