Asker Vesayetinden Cemaat Vesayetine – 2

Ahmet ARTUK tarafından 4 Eylül 2010 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

Geçen yazımızda, vesayetin hem terim anlamı hem uygulaması üzerinde durup, bunu sadece hakim iktidar gücü ile sınırlamamak gerektiğini ifade etmiştik.

Ben, bu konuyu daha da farklı bir alana çekerek,  konuya başka bir anlam katmaya çalışmak istiyorum. Çünkü vesayet konusu öyle sulandırıldı ki vatandaşın aklı bilgi çöplüğüne dönmüştür.

Evet, vesayet bir platformda tartışılırken hayretler içerisinde televizyonda dinlemiştim/izlemiştim. Herkes bir vesayet tartışmasına girmiş ve otomotiğe bağlamış. Rahatsızlıklarının, kuyruk acılarının olduğu yerlere vesayet suçlaması ile eleştirilerini  peşpeşe sıralıyorlardı. Bu aydınlarımızın çevrelerine baktığımızda ise, vesayet üreticisi bir çevreye sahip olduklarına şahit olduk.

Bu, “silaha hayır” kampanyası yapan silah tüccarının haline benzer. Devamını Oku

Türkiye’nin Devlet İlahlığı

Ahmet ARTUK tarafından 24 Ağustos 2010 tarihinde yazılmıştır.
1 Yorum

Bu başlık, bu konu, kitaplara konu olacak kadar geniş bir konudur. Geçmişte ve gelecekte de insanları aldatan ve zulüm eden bir ilahlık türüdür.

Hani Hz. Musa Firavuna, “benim Rabbim hem diriltir hem öldürür” derken firavun, buna karşılık iki mahkumu getirir, birinin boynunu vurdurur diğerini affeder. “Rabbin bunu yapıyorsa, ben de yapıyorum, aramızda fark yok” der.

Bu geçmişten küçük bir dini kıssa.

Bugün durum farklı işliyor. İlahlık iddiasında bulunan sakallı ve sarıklı insanlar değil. Tam tersi çok modern giyimli dünyayı arkasına almış ve bir damla kanı için on varil kan döken insanlar vardır. Devamını Oku

İskenderun Mesajı

Sabahattin Talu tarafından 15 Haziran 2010 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

Gazze olayında Akdeniz’in uluslararası sularında 9 insan hayatını kaybetti. Aynı günün 4-5 saat öncesinde de İskenderun’daki Deniz Kuvvetleri’ne ait birliğe Pkk tarafından gerçekleştirilen roketli saldırıda 7 askerimizi şehit verdik.

Her ikisinin de, sadece “Deniz” ile ilgili olması, ister istemez birbiriyle bağlantı kurulmasına sebep oldu.

İleriye sürülen ve neredeyse kabul gören tez; “İsrail’in Pkk’yı taşeron olarak kullanıp, İskenderun eylemini yaptırdığı” şeklindeydi.

Gerekçesi ise; Pkk’nın ilk defa Deniz Kuvvetleri’ne saldırı düzenlemiş olmasıydı ve sadece bu, tek başına da olsa yeterli gösterilmişti! Öyle ya, ortak payda; “Deniz”di! Devamını Oku

İsrail ve Siyonizm

istisnai tarafından 12 Haziran 2010 tarihinde yazılmıştır.
1 Yorum

Yahudilerin genel olarak, amiyane tabirle yüzyıllardır insanlığın başına bela olduğu, her taşın altından çıktığı ve her sinsi planın ardında olduğu, artık ayyuka çıkmış durumda. Bu konuda, herkes az çok çeşitli yollarla bir fikir sahibi oldu. Gizli planları, toplantıları, örgütleri, kulüpleri, niyetleri, teorileri ortalığa fazlasıyla dökülüp saçıldı. O yüzden yazımda uzun uzun bunlardan bahsetmek yerine, kısaca bahsedip, kestirmeden sonuca varmak istiyorum.

Siyonizm, kitaplarda, makalelerde, yazılarda, yapılan tartışmalarda, yorumlarda ve televizyon programlarında, genel olarak, Yahudiler ile ilişkilendirilirken, olayın tamamıyla Yahudilerin üzerine yıkılıp, odak haline getirilmesi istenmediğinden, karmaşıklaştırılıp, dallandırılıp, budaklandırılmaktadır. Yani Siyonizm’in bir Yahudi ideolojisi olduğu fakat tam anlamıyla da öyle olmadığı, efendim bu ideolojinin içinde değişik düşüncede Yahudilerin ve diğer milletten insanların olduğu, gibi bir düşünce oturtulmaya çalışılınca insanların kafası karışmaktadır. Devamını Oku

Gazze’den Hisse

Sabahattin Talu tarafından 8 Haziran 2010 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

“İHH” ve “Mavi Marmara”yı, ne varlıkları, ne de faaliyetleri açısından, bir gün öncesine kadar neredeyse hiçbirimiz bilmiyorduk. Kamuoyu olarak hem “İHH”yi ve hem de sahibi olduğu gemisi “Mavi Marmara”yı, Gazze olayı sonrasında öğrendik.

İHH, bu faaliyet için son 2 aydır çok yoğun bir çaba sarf ederken, nasıl olmuş da böylesi bir insani yardım kampanyasını, basından ve Türkiye kamuoyundan gizleyebilmiş! İsrail tarafından abluka altına alınmış olan Gazze’ye, Türkiye’den 6 gemilik bir filo ile yardım malzemeleri götürülmesi, öyle basit bir olay olmasa gerek.

Üstelik, hem Türk ve hem de İsrail hükümetleri de durumdan yeterince haberdarlarmış. İsrail; “gelmesinler, aksi taktirde vururuz” şeklinde önceden uyarırken, Türk Hükümeti ise filo için; “Uluslar arası yardım kafilesidir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile direk alakası yoktur” diyerek cevap vermiş. Devamını Oku

Gazze’den Sokağa

Sabahattin Talu tarafından 3 Haziran 2010 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

Aldığımız ilk duyum şöyleydi; İsrail, Türkiye’den Gazze’ye yola çıkan insani yardım gemisine saldırdı, 9 sivili öldürdü, 26 yaralı var.

İnanamadım, hayretler içerisinde kaldım. Çünkü;

“Ne kadar terörist bir devlet de olsa, hiçbir mantık böyle bir durumu asla göze alamaz” diye düşündüm.

“Bütün dünyanın gözleri önünde gerçekleşen böylesi bir eylemin altından hiçbir güç kalkamaz, dünya kamuoyunca suçüstü yakalanılmıştır” diye düşündüm.

“Bu devlet, geçmişte bu türden örneklerini çok defa gördüğümüz, şahit olduğumuz İsrail bile olsa, böylesine aptalca ve bile bile lâdes dedirtecek bir hunharlığı, nasıl olur da böyle aleni yapabilir” diye düşündüm.

Gerçekten inanamadım, ama çok daha fazla kahrettim, çok daha fazla lânetledim.

Bütün gece televizyon ekranlarına odaklanarak, olan biten vahşiliklere sadece duyduklarımla değil, gözlerimle de şahit olmak istedim ve izledim. Devamını Oku

Düşünce Yazıları © 2010 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz veya Kaynak Gösterilmeden Yayınlanamaz.
Tema: Popho V2 (Anarşik Çocuk) | Altyapı: Wordpress | Destek Veriyorum | istanbul pastanesi