Şimdi yeni bir furya başladı.
Ateşkesle başlayan yorum furyası. Masa başında ve bir kaç süslü söz hazırlayıp edebiyat yapma furyası. Kim bu furyada olanlar, isimlerini sayamayız elbette.
Fakat şunu iyi biliyorum ki bu süreçte gerek istihbarat yorumları ve gerek siyasi yorumlar çok can sıkıcı.
Okuyanlarımız bilir 30. haziran 2010 tarihinde yazarport.com sitesinde bir yazı yazmıştım. Bu yazımızda Diyarbakırdaki STK’ların çatışmalarla ilgili açıklamalarına değinmiştik.
“Kürt halkının gerçek temsilcileri meydana çıktı” demiştik.
Bu kürt temsilcilerinin önemine vurgu yaparak şöyle seslenmiştik. Devamını Oku
Yaklaşık 25 yıldır maalesef ki kanlı bir sorun ile karşı karşıyayız. Ülkenin en büyük sorunu olarak değerlendirilen bu sorun, çeşitli çevrelerce “terör sorunu”, “Güneydoğu sorunu”, “PKK sorunu”, “Yıkıcı-Bölücü terör örgütü sorunu” gibi adlar ile anıldı zaman içerisinde. Son 8-10 yıllık dönemde ise, neredeyse her kesimce, devletin ilgili kurumları da dahil, artık tamamen “KÜRT SORUNU” olarak adlandırıldı/adlandırılıyor bu sorun. Sorunun adının gerçekte ne olduğunun tartışılmasına gerek dahi duyulmuyor artık, ama bilgili-bilgisiz, ilgili-ilgisiz herkes, sadece bir “ÇÖZÜM” arayışından bahsediyor, ahkâm kesip duruyor. Teşhissiz tedavi etmeye çalışmak gibi bir durum var ortada.
Adı, niye “Kürt sorunu”?
Örgütün ve destekleyicilerinin baştan beri dillendirerek yerleştirmek istediği de bu değil miydi zaten? Sorun’un daha önce konulan adlarının tümüne karşı geldiler, sorunu “Kürt sorunu” olarak dayattılar direttiler ve sindire sindire kazandılar. Devamını Oku
İnsanların “gözlerinin içine baka baka” verilecek ilk cevap, sezonun açıldığıdır. Yani, bölgedeki son derece ağır kış ve doğa koşulları, baharın gelmesiyle birlikte ortadan kalkmış, bir başka değişle “eylem sezonu” açılmıştır. İlk cevap budur ve 25 yıllık istatistikler de bunu gösterir. Kış mevsiminde eylemler azalır, baharla birlikte artmaya başlar. Bu bir…
İkinci cevap; örgütü canlı tutmak, daha fazla hantal ve atıl bırakmamaktır. Uzun kış mevsimi süresince, sadece teorik eğitim alan teröristlerin pratik yapma zamanları gelmiştir. Çünkü, atıl kalan örgütlerde davaya olan inanç, örgüte olan güven azalır ve giderek kopmalar başlar. Dedikodu, kıskançlık, karşı cinse eğilim, hatta cinsel sapmalar gibi, bir örgüt için son derece istenmeyen yoz durumlar ortaya çıkar. Devamını Oku
İlk olarak 1995 yılında “MED TV” kanalı kuruldu. İngiltere’den alınan lisans ile yayın hayatına başlayan televizyon kanalı, 4 yılın sonunda 1999’da kapatıldı.
Gerekçe; “PKK propagandası yapmak”tı.
İlkine, hemen “YA” eklendi, bu sefer “MEDYA TV” olarak, Fransa’dan alınan lisans ile yayınlarına devam eden kanal, 5 yılın sonunda 2004 yılında kapatıldı.
Gerekçe; “MED TV’nin devamı olduğu” idi.
Baktılar “YA” ekleyerek bu iş olmuyor, bu kez “ROJ TV” adıyla, 2004’te Danimarka’dan alınan lisans ile yayınlarını sürdürdüler/sürdürüyorlar. Devamını Oku
Son Siirt olayları, daha önceki Mardin, Ş.Urfa, Diyarbakır, vs. vs. olayları, küçük yaştaki kız ve erkek çocuklara tecavüz.
Töre cinayetleri… Kan davaları… Kap-kaç ve hırsızlık çetelerine ucuz ve bol eleman… Uyuşturucu madde kaçakçılığı… Silah kaçakçılığı… Büyükbaş hayvan kaçakçılığı… İnsan kaçakçılığı… Organ mafyası… Başlık parası… Berdel uygulaması… Çok eşlilik, kuma… Ağalık sistemi… Feodal yapı… Aşiretçilik… Aşiretler arası çatışmalar… Hızlı ve yoğun nüfus artışı… İşsizlik… Eğitim eksikliği…
Cehalet, cehalet, cehalet…
Tüm bunlar, bölgenin yıllardır süregelen sorunları. Devamını Oku