Sorun’u Kim ve Nasıl Çözer?

Sabahattin Talu tarafından 12 Temmuz 2010 tarihinde yazılmıştır.
1 Yorum

Neredeyse tamamımızın maalesef ki “Kürt Sorunu” olarak adlandırmasına rağmen, sorun’un gerçek adı; “PKK ve PKK’lı Kürtlerden kaynaklı sorun”dur ve çözümü hiç de kolay değildir.

Neden değildir? Çünkü sorunun çözümü, sadece Öcalan ve bugüne kadar çoğunlukta olmalarına rağmen taşın altına elini bir türlü sokmayan/sokamayan, sürekli sessiz ve beklemede kalan, amiyane tabirle zurnanın çıkarttığı o son sesi bekleyen “PKK’lı olmayan Kürtler”dedir.

Öcalan derse ki; “Artık bu işten vazgeçmeliyiz. Artık kan akmasın. Dağdakiler gelip teslim olsunlar. Kana bulaşanlar cezalarını çeker, diğerleri de yeni bir hayata başlarlar. Ben önemli değilim, şartlarım biraz düzeltilirse ömrümün geri kalanını burada sürdürürüm. Devlet de bu konuda daha hoş görülü olursa barış süreci hızlanır”, işte o zaman terör tam olarak bitmese de son derece minimize olur. Devamını Oku

Adı Doğru Konulamayan Sorun

Sabahattin Talu tarafından 8 Temmuz 2010 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

Yaklaşık 25 yıldır maalesef ki kanlı bir sorun ile karşı karşıyayız. Ülkenin en büyük sorunu olarak değerlendirilen bu sorun, çeşitli çevrelerce “terör sorunu”, “Güneydoğu sorunu”, “PKK sorunu”, “Yıkıcı-Bölücü terör örgütü sorunu” gibi adlar ile anıldı zaman içerisinde. Son 8-10 yıllık dönemde ise, neredeyse her kesimce, devletin ilgili kurumları da dahil, artık tamamen “KÜRT SORUNU” olarak adlandırıldı/adlandırılıyor bu sorun. Sorunun adının gerçekte ne olduğunun tartışılmasına gerek dahi duyulmuyor artık, ama bilgili-bilgisiz, ilgili-ilgisiz herkes, sadece bir “ÇÖZÜM” arayışından bahsediyor, ahkâm kesip duruyor. Teşhissiz tedavi etmeye çalışmak gibi bir durum var ortada.

Adı, niye “Kürt sorunu”?

Örgütün ve destekleyicilerinin baştan beri dillendirerek yerleştirmek istediği de bu değil miydi zaten? Sorun’un daha önce konulan adlarının tümüne karşı geldiler, sorunu “Kürt sorunu” olarak dayattılar direttiler ve sindire sindire kazandılar. Devamını Oku

Pkk’nın Eylemleri Neden Arttı?

Sabahattin Talu tarafından 15 Haziran 2010 tarihinde yazılmıştır.
2 Yorum

İnsanların “gözlerinin içine baka baka” verilecek ilk cevap, sezonun açıldığıdır. Yani, bölgedeki son derece ağır kış ve doğa koşulları, baharın gelmesiyle birlikte ortadan kalkmış, bir başka değişle “eylem sezonu” açılmıştır. İlk cevap budur ve 25 yıllık istatistikler de bunu gösterir. Kış mevsiminde eylemler azalır, baharla birlikte artmaya başlar. Bu bir…

İkinci cevap; örgütü canlı tutmak, daha fazla hantal ve atıl bırakmamaktır. Uzun kış mevsimi süresince, sadece teorik eğitim alan teröristlerin pratik yapma zamanları gelmiştir. Çünkü, atıl kalan örgütlerde davaya olan inanç, örgüte olan güven azalır ve giderek kopmalar başlar. Dedikodu, kıskançlık, karşı cinse eğilim, hatta cinsel sapmalar gibi, bir örgüt için son derece istenmeyen yoz durumlar ortaya çıkar. Devamını Oku

Şehit Cenazeleri ve Protokol

Sabahattin Talu tarafından 18 Mayıs 2010 tarihinde yazılmıştır.
1 Yorum

Ülkede 80 yıldır bugüne kadar demokrasinin “D”si yoktu (!), son bir senede “açılım” lar başlattık.

Kürt açılımını, Ermeni açılımını, Roman, yani Çingene açılımını, azınlıklar ve farklı din ve mezhep açılımlarını arka arkaya yaptık, açıldıkça açıldık.

Hepsinin ortak paydası ise; “Demokratik”! olmaktı…

Hiç beklenmedik bir anda ve ortada öyle çok da bir ihtiyaç ve talep yokken, önce Kürt açılımını yaptık, Habur’da karşıladık. Açılım yaparken, tersine şehit cenazeleri giderek arttı bu dönemde. Öyle bir açılımdı ki bu, Pkk, yaptığı eylemlerini üstlenmesine rağmen, örgütü temize çıkartmaya çalıştık, Devlet’e mok attık, bilerek, isteyerek ve epeyce keyiflenerek. Ancak her nedense (!), gelinen noktada “yumruk”lar atılmasına sebep olduk. Şehit cenazelerinde Bakan’ların, Milletvekilleri’nin yuhalanmalarına, tartaklanmalarına,yumruklanmalarına, protesto edilmelerine neden olduk. Devamını Oku

Sorunlar Yumağı

Sabahattin Talu tarafından 29 Nisan 2010 tarihinde yazılmıştır.
1 Yorum

Son Siirt olayları, daha önceki Mardin, Ş.Urfa, Diyarbakır, vs. vs. olayları, küçük yaştaki kız ve erkek çocuklara tecavüz.

Töre cinayetleri… Kan davaları… Kap-kaç ve hırsızlık çetelerine ucuz ve bol eleman… Uyuşturucu madde kaçakçılığı… Silah kaçakçılığı… Büyükbaş hayvan kaçakçılığı… İnsan kaçakçılığı… Organ mafyası… Başlık parası… Berdel uygulaması… Çok eşlilik, kuma… Ağalık sistemi… Feodal yapı… Aşiretçilik… Aşiretler arası çatışmalar… Hızlı ve yoğun nüfus artışı… İşsizlik… Eğitim eksikliği…

Cehalet, cehalet, cehalet…

Tüm bunlar, bölgenin yıllardır süregelen sorunları. Devamını Oku

Meğer

Sabahattin Talu tarafından 5 Nisan 2010 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

Birbiri ardına gelen açılımlar; “Kürt” açılımı, “Ermeni” açılımı, “Alevi” açılımı, “Roman” açılımı…

Şu günlerde ise “Anayasa” açılımı…

Tümünün adı ve amacı; “Demokratik açılım”…

Meğer, Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana, 80 yıldır ne kadar kapalı bir ülkeymişiz, demokrasinin ucundan dahi, hiç ama hiç yakalayamamışız, yakalamamışız!

Meğer, bu ülkede yaşayan neredeyse hiç kimse, özgür ve mutlu asla değilmiş, hiç olmamış. Bugüne kadar sürekli baskı altında bırakılmış, demokratik hak gaspı altında boynunu eğerek yaşamak zorunda bırakılmış benim zavallı halkım…

Meğer, Kürtleri ve Ermenileri soy kırıma tabi tutmuşuz, kılıçtan geçirmişiz, topa tutmuşuz, barbarca, vahşice! Azınlık gruplarımızın tepesine binmişiz, kafalarını kaldırmalarına izin dahi vermemişiz! Roman vatandaşlarımızla dalga geçmiş, aşağılamış, hor görmüşüz! Devamını Oku

Düşünce Yazıları © 2010 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz veya Kaynak Gösterilmeden Yayınlanamaz.
Tema: Popho V2 (Anarşik Çocuk) | Altyapı: Wordpress | Destek Veriyorum | istanbul pastanesi