Harun Yahya

istisnai tarafından 10 Haziran 2010 tarihinde yazılmıştır.
1 Yorum

Günümüz insanlığı, bilim ve teknolojiyi oldukça ileri seviyede yaşamakta, bilgiyi ise değer ve gücün sembolü olarak görmektedir. Bu gerçekler ışığında, düne, bugüne ve yarına yani insanlığın her devrine hitap eden dinimizin de devrin şartlarına göre, anlatılması, yayılması ve yaşanması gerekmektedir. Bu gerçeğe gözünü kapatanlar İslam’a hizmet konusunda oldukça geri kalacaklar, vazifelerini yerine layıkıyla getiremeyeceklerdir.

İslam, Allah’ın dini olarak, tüm insanlığa her devirde hitap etmesiyle, üstün bir aklın ve ilimin eseri olduğunu göstermektedir. Bu düşünce de bizi, dinimizi tarihin devirlerine göre uyarlama görevine sevk etmektedir. Misal: Hz. Adem devrinde anlatılan İslam ile, Hz. İbrahim döneminde anlatılan İslam aynı İslam’dır. Ancak, anlatılış şekli, o günün şartlarına göredir. Peygamberimiz döneminde, Peygamberimizin İslam’ı anlatma ve yayma politikası günümüzün şartlarına göre değildir. Devamını Oku

Allah’ın Teknolojisi

istisnai tarafından 25 Nisan 2010 tarihinde yazılmıştır.
3 Yorum

Bir ressamın yaptığı güzel bir resmi, bir müzisyenin yaptığı güzel bir müziği, bir yapımcının hazırladığı güzel bir filmi, bir inşaat mühendisinin yaptığı güzel bir binayı, bir elektronik mühendisinin yaptığı güzel bir teknolojik aleti, bir bahçıvanın yaptığı peyzajı, bir tasarımcının yaptığı güzel bir arabayı, bir aşçının yaptığı nefis bir yemeği vb. gördüğümüz zaman eserinin muhteşemliği karşısında hayranlığımızı gizleyemeyiz. Ne kadar güzel, ne kadar muhteşem, ne kadar harikulade, müthiş, süper, olağanüstü vb. deriz.

Gözümüzle gördüğümüz, kulağımızla işittiğimiz, elimizle dokunduğumuz, burnumuzla kokladığımız, dilimizle tattığımız ve aklımızla kabullendiğimiz bu eserler karşısında saygı duyarız. Saygı duyduklarımıza karşı sevgi duymayı da bir borç biliriz. Hatta önünde eğilmek, alkışlamak, dilimizle, gönlümüzle ve mimiklerimizle her türlü övgüyü göstermek, refleks haline dönüşür. Devamını Oku

Yeteneksizsiniz Türkiye

istisnai tarafından 14 Şubat 2010 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

Şu an için en iyi ve yaygın kitle iletişim aracı olarak birinci sırayı televizyon almaktadır. Televizyon, sadece Türkiye’de değil dünya çapında kabul görmüş, hemen hemen her eve girmiş ve kendini kabul ettirmiştir. Televizyon doğru kullanıldığında cahilliğin en büyük düşmanı olabileceği gibi, yanlış kullanıldığında da cahilliğin en büyük dostu haline dönüşmektedir.

Maalesef televizyon sizlerinde bildiği gibi, cahilliğin düşmanı değil dostu olmuştur. Peki bu nasıl olmuştur. Uluslar adına kararlar alan devletler, medyanın görsel yönü olan televizyon dünyasını, ulusların faydasına kullanımı açısından doğru politikalarla geliştirmemiş, medyanın kendi sorumluluğuna terk etmişlerdir. Bu sorumluluğu taşıma bilincinde olmayan kapitalist zihniyet, televizyonu sadece gelir getiren bir ranta dönüştürmüştür. Devamını Oku

Komşuluk, Kentleşme ve Teknoloji

parmasonist tarafından 7 Şubat 2010 tarihinde yazılmıştır.
2 Yorum

Televizyon kanallarında ne var diye bakarken kanalın birinde “Adile Teyze” adlı filmi gördüm. Adile Teyze’nin kim olduğunu herkes bilir. Film tahmin edileceği gibi komşuluk ilişkileri üzerine kuruludur. Film 1982 yılında çekilmiştir. 80’ler nerede 2000’ler nerede?

Devamını Oku

Düşünce Yazıları © 2010 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz veya Kaynak Gösterilmeden Yayınlanamaz.
Tema: Popho V2 (Anarşik Çocuk) | Altyapı: Wordpress | Destek Veriyorum | istanbul pastanesi