“AÇILIM”; yaklaşık bir yıldır gündemde olmasına rağmen, belki de son elli yılın en moda, en tüketilir kelimesi, tam bir “in”.
Kürt ile başladı, Ermeni ile devam etti, Roman’a kadar gitti. ABD’yi, AB’yi, TOKİ’yi bağladı.
“Tamam diğerlerini anladık da TOKİ nereden çıktı?” diyenlere Sulukule arazisine şöyle bir bakmaları tavsiye edilirken, “Boş ver anlayan anladı, senin anlamana gerek yok zaten, kervan yürüyor nasıl olsa. Sen aldırma, düşünme böyle şeyleri, önümüz kış, sen kömürünü düşün” denebilir ve hiç olmazsa ara ara da olsa www.gittigidiyor.com internet sitesini ziyaret etmeleri önerilebilir.
“gitti gidiyor” deyince, Habur’dan gelenler de gittiler bu arada. Habur’dan davulla gelmişlerdi, “ha ordan” da gizlice gidiverdiler.
Ha ordan, ha burdan, hiç fark etmedi onlar için! Bizim için fark etti mi peki? Devamını Oku
Ülkede 80 yıldır bugüne kadar demokrasinin “D”si yoktu (!), son bir senede “açılım” lar başlattık.
Kürt açılımını, Ermeni açılımını, Roman, yani Çingene açılımını, azınlıklar ve farklı din ve mezhep açılımlarını arka arkaya yaptık, açıldıkça açıldık.
Hepsinin ortak paydası ise; “Demokratik”! olmaktı…
Hiç beklenmedik bir anda ve ortada öyle çok da bir ihtiyaç ve talep yokken, önce Kürt açılımını yaptık, Habur’da karşıladık. Açılım yaparken, tersine şehit cenazeleri giderek arttı bu dönemde. Öyle bir açılımdı ki bu, Pkk, yaptığı eylemlerini üstlenmesine rağmen, örgütü temize çıkartmaya çalıştık, Devlet’e mok attık, bilerek, isteyerek ve epeyce keyiflenerek. Ancak her nedense (!), gelinen noktada “yumruk”lar atılmasına sebep olduk. Şehit cenazelerinde Bakan’ların, Milletvekilleri’nin yuhalanmalarına, tartaklanmalarına,yumruklanmalarına, protesto edilmelerine neden olduk. Devamını Oku
Birbiri ardına gelen açılımlar; “Kürt” açılımı, “Ermeni” açılımı, “Alevi” açılımı, “Roman” açılımı…
Şu günlerde ise “Anayasa” açılımı…
Tümünün adı ve amacı; “Demokratik açılım”…
Meğer, Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana, 80 yıldır ne kadar kapalı bir ülkeymişiz, demokrasinin ucundan dahi, hiç ama hiç yakalayamamışız, yakalamamışız!
Meğer, bu ülkede yaşayan neredeyse hiç kimse, özgür ve mutlu asla değilmiş, hiç olmamış. Bugüne kadar sürekli baskı altında bırakılmış, demokratik hak gaspı altında boynunu eğerek yaşamak zorunda bırakılmış benim zavallı halkım…
Meğer, Kürtleri ve Ermenileri soy kırıma tabi tutmuşuz, kılıçtan geçirmişiz, topa tutmuşuz, barbarca, vahşice! Azınlık gruplarımızın tepesine binmişiz, kafalarını kaldırmalarına izin dahi vermemişiz! Roman vatandaşlarımızla dalga geçmiş, aşağılamış, hor görmüşüz! Devamını Oku