Mahalle ve Apartman Sakinleri

Sabahattin Talu tarafından 12 Ağustos 2010 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

Mahalle, şehrin tam ortasında olması nedeniyle, hemen hemen herkesin gözü olan albenili bir mahalle, adı; “Ortadoğu Mahallesi”.

Mahallenin en gözde en köklü ve temeli en sağlam apartmanı ise; “Anadolu Apartmanı”.

Bu apartmanda yaşayan, maddi durumları, kültür düzeyleri ve dünya görüşleri birbirinden farklı aileler, zaman zaman aralarında küçük ve halledilebilir bazı sorunlar yaşansa da, apartmanın inşa edildiği ilk günden bu yana, genellikle huzur ve mutluluk içerisinde yaşamlarını sürdürmüşler.

Hatta, birbirlerinden kız alıp “akraba”, kurdukları ticari işbirlikleriyle de “ortak” olmuşlar.

Derken, ailelerden biri, bir apartman toplantısında, “temizlik, güvenlik, elektrik, yakıt, çevre güzelleştirme gibi apartmanın genel masraflarına katılmak istemediğini, bu itibarla herhangi bir aidat da ödemeyeceğini, her türden ihtiyacını bundan böyle kendisinin gidereceğini” belirterek, sadece kendisinin kullanacağı ayrı bir apartman giriş kapısının yapılmasını da talep etmiş. Devamını Oku

On Yıl Önce, Bugün, Ya On Yıl Sonra?

Sabahattin Talu tarafından 11 Ağustos 2010 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

Bundan 10 yıl önce…

Herhangi bir mitingde, gösteride Öcalan posteri, PKK bayrağı açılamaz, Öcalan ve PKK yanlısı sloganlar atılamazdı.

Gazete ve televizyonlar, nadiren rastlanan bu görüntüleri yuvarlak içine alarak on’larca kez gösterir, zumlar, “Yeşil-Kırmızı-sarı renklerden oluşan bayrak açtılar” diyerek, önemli bir haber yakalamışçasına bu sahneleri yayınlarlardı.

Bizler hepimiz; “Bayrak açtılar”, “Apo dediler” diye günlerce konuşur, tartışırdık.

Ne kadar hissedilse de, düşünülse de “Sayın Öcalan”, “Kürdistan” gibi ifadeler asla kolay kolay denilemezdi.

Kürtçü olarak bilinen birkaç yazar-çizer haricinde öyle çok da adam yoktu yazılı ve görsel basın camiasında.

PKK, büyük çoğunluk tarafından terör örgütü olarak kabul edilir, öyle algılanırdı. Devamını Oku

Özerklik, Bayrak ve Niyet

Sabahattin Talu tarafından 6 Ağustos 2010 tarihinde yazılmıştır.
1 Yorum

Öcalan açık açık söyledi; “Yakalanmadan önce Türkiye’yi bölmeye, Kürdistan’ı kurmaya çalıştım, yakalanınca bundan vazgeçtim”…

Bu cümle, tam olarak gerçeği ifade etmişti, ancak hak ettiği ilgiyi her nedense pek görmedi basınımızda, meclisimizde.

“Bölmekten, Kürdistan’ı kurmaktan vazgeçtim”…

Açık ifadesi şu; “1999’a kadar T.C.Devleti’ne karşı silahlı mücadele verdim. Yakalanınca buna devam edemezdim, vazgeçmek zorunda kaldım”.

Balık hafızalarımızı biraz zorlayalım, hatırlamak istemediğimiz o 90’lı yılların başlarına şöyle bir geri dönelim. Devamını Oku

“Seksen Yıllık Sorun” Demek, Ne Demek?

Sabahattin Talu tarafından 4 Ağustos 2010 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

“SABAH” erken kalkan bir gazeteci “Kürt sorunu” adı verilen bu sorun için “80 yıllık sorun” dedi, aynen malum fikirdaşları gibi.

“TARAF”ı belli olan bir kilise gazetecisi de aynı sorun için “1000 yıllık” dedi.

Ülke yönetiminde bulunan önemli bir şahsiyet de, Kürt açılımı ile ilgili muhalefet tarafından yapılan eleştirilerine cevaben; “Ne yani, Kürtlerin 80 yıllık en temel haklarını vermeyelim mi, anadillerini konuşmasınlar mı!” demişti.

“1000 yıllık sorun” söylemini pek ciddiye almaya gerek yok, ağzı olan herkes bu konuda konuşuyor çünkü. Ancak şu “80 yıllık” ifadesini şöyle bir ele alıp, biraz açmak, biraz perdeyi aralamak, tam olarak asıl niyeti ortaya koymak gerekiyor. Devamını Oku

Günah’lı Sevap’lı Yaşanan Ekim Ayı

Sabahattin Talu tarafından 26 Temmuz 2010 tarihinde yazılmıştır.
Yorum Yok

“AÇILIM”; yaklaşık bir yıldır gündemde olmasına rağmen, belki de son elli yılın en moda, en tüketilir kelimesi, tam bir “in”.

Kürt ile başladı, Ermeni ile devam etti, Roman’a kadar gitti. ABD’yi, AB’yi, TOKİ’yi bağladı.

“Tamam diğerlerini anladık da TOKİ nereden çıktı?” diyenlere Sulukule arazisine şöyle bir bakmaları tavsiye edilirken, “Boş ver anlayan anladı, senin anlamana gerek yok zaten, kervan yürüyor nasıl olsa. Sen aldırma, düşünme böyle şeyleri, önümüz kış, sen kömürünü düşün” denebilir ve hiç olmazsa ara ara da olsa www.gittigidiyor.com internet sitesini ziyaret etmeleri önerilebilir.

“gitti gidiyor” deyince, Habur’dan gelenler de gittiler bu arada. Habur’dan davulla gelmişlerdi, “ha ordan” da gizlice gidiverdiler.

Ha ordan, ha burdan, hiç fark etmedi onlar için! Bizim için fark etti mi peki? Devamını Oku

Sorun’u Kim ve Nasıl Çözer?

Sabahattin Talu tarafından 12 Temmuz 2010 tarihinde yazılmıştır.
1 Yorum

Neredeyse tamamımızın maalesef ki “Kürt Sorunu” olarak adlandırmasına rağmen, sorun’un gerçek adı; “PKK ve PKK’lı Kürtlerden kaynaklı sorun”dur ve çözümü hiç de kolay değildir.

Neden değildir? Çünkü sorunun çözümü, sadece Öcalan ve bugüne kadar çoğunlukta olmalarına rağmen taşın altına elini bir türlü sokmayan/sokamayan, sürekli sessiz ve beklemede kalan, amiyane tabirle zurnanın çıkarttığı o son sesi bekleyen “PKK’lı olmayan Kürtler”dedir.

Öcalan derse ki; “Artık bu işten vazgeçmeliyiz. Artık kan akmasın. Dağdakiler gelip teslim olsunlar. Kana bulaşanlar cezalarını çeker, diğerleri de yeni bir hayata başlarlar. Ben önemli değilim, şartlarım biraz düzeltilirse ömrümün geri kalanını burada sürdürürüm. Devlet de bu konuda daha hoş görülü olursa barış süreci hızlanır”, işte o zaman terör tam olarak bitmese de son derece minimize olur. Devamını Oku

Düşünce Yazıları © 2010 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz veya Kaynak Gösterilmeden Yayınlanamaz.
Tema: Popho V2 (Anarşik Çocuk) | Altyapı: Wordpress | Destek Veriyorum | istanbul pastanesi